şükran aydın

Ne Hissettinse O'sundur 《 şükran aydın 》: Aramızda Kalsın

Aramızda Kalsın

http://nehissettinseo.blogspot.com.tr/

Aramızda Kalsın


Alman usulü yaşam, Alman usulü gider paylaşımı girdi hayatımıza ancak Alman usulü disiplin girmedi. Almanlar televizyona aptal kutusu demiş, bunu işimize gelirse alıyor işimize gelmezse almıyoruz. Televizyon kısa ömrümüzün çoğunu çalıyor bizden.

Bilmediğimiz dünyaları, acıları, mucizeleri, sevinçleri, dünyanın her yerinin kendine has bir cennet olduğunu, hepimizin aynı insan olduğunu,  hepimizin aynı ihtiyaçlar içinde kıvrandığımızı, ihtiyaçlar doğal imkanlar çerçevesinde farklıymış gibi giderilirken gülmek ve ağlamak, doğum ve ölüm, susamak, söyleyememek, azim, tembellik vs. vb. hep benzer. İşte televizyon bu hakikatı bize sezdirmek açısından bana dürbün gibi görünmekte.

Dürbünde oynayan diziler arasında aramızda kalmaması gereken bir "Aramızda Kalsın" var.
İçinde neler varı mı yazsam neler yoku mu yazsam?
Neler yok diye yazacağım.
Varları, arayan bulur misali arayan bulacak.

Silah tacirlerinin para kazanmak için birey, toplum, milletleri birbirine vurduran silah yok.
Senarist düşünce fakiri mi yoksa?

İşi gücü, dükkanı, mesleği, firması olan var oyunda, bununla birlikte herkes holdingde başkalarına kızan, emir veren, kadehten elle, azıcık bile kırışmamış elbiseleriyle dolaşmıyor.

Dışarısı kar çamur, dışarısı sıcak toz duman görmüş mikrop yuvası ayakkabılarıyla evde dolaşılmıyor. Oysa terlik icat edileli çok oldu ancak dizi yapımcı ve oyuncuları çoğumuzun evde terlikle gezdiğimizi dışlayacak kadar avrupai dizi çekiyorlar. Bu da bana bir beden büyük gelip düşüyor. Ya size?

Yeryüzünde tek kadın tek erkek kalmış gibi, hemen hemen her oyunda diğerlerinin neredeyse o tek kalan ve o tek kalan kadını sevmesi, uğruna savaş kelimesi az kalır binbir çirkinliğe, akılsızlık oyunlarına başvurması, bir saniyede söylenip duyulacak öğrenilecek devlet sırrı edası verilen basit bir cümle seksen bölümde ancak söylenmiyor.

Mutluluk hormonlarını harekete geçirmek, stres denen hokkabazı yenmek için insanlar ömürlerini harcarken, kanlar, bıçaklar, artık askerlik yapan erkeklerin bile bilemedikleri silah türleriyle öldürülen, pusuya düşürülen ve düşenler, dünyayı kurtaran, intikam yemini eden, damarları içinden çıkacakmış gibi olan gerillalar, patlayan binalar, kolayca düşürülen uçaklar, leblebi gibi her an patlayan bombalar yok.

İp atlayan,beyaz elbiseli ince sesli bebek yüzlü kızın söylediği şarkı eşliğinde karıncalar bizi yemiyor, martı kuşları gözlerimizi oymuyor, katil kargalar yok, ormanlarda insanlar sahne elbisesiyle dolaşmıyor, arka plan müziği gere gere ön planda dolaşmıyor öyle dipten dipten korkunç korkunç.

Oyunculardan sadece birine hasta olmuyorsunuz, hepsine hasta oluyorsunuz, Karma nedir bilemem köklerimiz nereye dayanır, kimin geçmişiyiz ya da kimin geleceğiz bu meseleleri bir türlü kafamı erdiremiyorum, bununla birlikte aramızda kalsın doğallık, çaba, terlemek, role giyinmek, hayatı hayattan alıp hayattaki bizlere verme noktasında muhteşem bir karma olmuş, ekibin farklı üstünlükleri.

Zenginlik fakirlik sınırlarını dağ kalınlığıyla çizen bir oyun değil. Fakirlerin hepsi şiveli ve hizmetçi değil. Bütün zenginler şivesiz ve çok kötü veya ruh hastası değiller. Cep telefonu havada uçuşup kimsenin iletişim kuramadığı bir oyun değil.

Sadece on beş ile otuz yaş arası gençlikten ibaret değil oyun, yaşam gibi, Yaşlanabilmiş insanlar var örneğin. Sadece kuzenden ibaret akraba yok.

Eş olmak aldatmak demektir, erkeksen de kızsan da karşı tarafı kullanmak dayanılmazdır demiyor.

Senin ölmene izin vermeyeceğim demiyor.
Eee o zaman herkes birbirine bunu söz verirdi ölümsüzlük olurdu. Olabilmiş mi? Hayır.
Sen iyileşeceksin inan bana. Eee o zaman doktorlar niye var?
Benim adım da şuysa bunu yapacağıma söz veriyorum. Sana onu getireceğim.
Söz verme ve yapma gücü insancık oyuncularımızın ağzından klişe replikler olarak dökülürken Aramızda Kalsın'da dökülmüyor.

Hemen hemen her oyun (en kötüleri bile) mekanı bize memleketimizin burnumuzun dibinde olup bilmediğimiz, kıymet veremediğimiz yerleri göstermesi ve yeniden keşfetmemiz açısından takdire şayan.

Tek bir on puanla şampiyon olmak mümkün mü?
Televizyonda oluşturulan her saniyeye kırk puan lazım ki şampiyon olabilsin kırk puanla dediği gibi Barış Manço'nun adam olacak çocuk.

Aramızda Kalsın kanal D ve perşembe günleri.

İnsanların oynadığı bir oyun aramızda kalmasın, izleyin, kendinize insanca duygular hediye edin.


06.09.2014


Yorum Gönder