şükran aydın

Ne Hissettinse O'sundur 《 şükran aydın 》: Yazar Nasıl Olmalı

Yazar Nasıl Olmalı

http://nehissettinseo.blogspot.com.tr/

Yazar Nasıl Olmalı?


Yoksa yazmam ben o yazarı


 “Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, eteklerinde gümüş renkli bir yığın” dediği gibi şairin, yazarın evine yol, böyle bir merdivenden gitmeli. Azıcık yolu yokuş olmalı. Deniz görmemeli. İnsan seli geçmeli gözlerinin baktığı yerden. Taş işçiliği ile ünlü bir elin hatırası olarak nakış nakış işlenmiş tören merdiveni olmalı adeta, önce çocuk ellerini sonra aşk kokan hızlı inilen hızlı çıkılan paldür küldürlü çıkışlara müsait genişiklikte olmalı, sonra nefeslerin yetmediği yerde tutunacak tutmaçları olmalı merdivenin, karda kışta zorda darda kayıp gitmelere izin vermeyen. Yazar bu merdivenlerde düşürmeli kalemini bir hafta sonra yine orada bulmalı.


Alçak bir kütüphanesi olmalı. Münkünse eskilerden kalmalı. Mısırdaki paşa dedesinden olmasa da olur. Kaç el değiştirdiğini anlatacak çiziğikopuğu olmalı değişmeyen narin yerlerine karşılık.


Yazarın penceresi güneş almalı muhakkak. Kocaman gözler gibi ardına kadar açılabilenden. Tülleri her daim açık. Sadece ağlamak istediğinde kapattığı.


Yazarın kokusu olmalı. Yetmez kokuları olmalı. Limonun kokusu ayrı çıkmalı, parfümün kokusu ayrı, tütsünün kokusu, pişen pırasanın, osruluklu misafirin kokusu ayrı, düşmanın kokusu, dostun yürek büyüten kokusu ayrı. Baharatlı yazılar da yazmalı yazar. Erimeye alışkın mumların dansları eşliğinde loşluklarda uzayan gölgeleri evin içinden taa sokakta solucan gibi kıvrılarak dönen merdiven basamaklarına düşmeli. İnsan sıkılır bu kadar bohemliğe. Sonra yazar gidip o basamaklardan ne düşürmüşse sabahın ilk ayazında  süpürmeli çalının süpürgesiyle faraşına almalı.


Habersiz gelen konular gibi habersiz gelenleri ilk o merdivenlerde görmeli saçı başı bıyığı keli toparlamalı. Merdiven dediğin dediğin biraz da sırcı olduğu kadar çığırtkan da olmalı. Mahalleliye benzemeli merdiven biraz. Yazar da her ikisine.


Kesinlikle karasal iklimlerin hakim olduğu yerlerdeki bozkırların bodur bitkilerinden olmamalı sokağındaki bitkiler. Oturduğu ve oturmadığı her evi saran sarmaşıklar duvarları sarmalı. Asmalar asılmalı kendisine ip atana. Malta eriği olmalı yazarın bahçesinde. Bahçesiz evde oturmamalı yazar zaten. Şubatı sevmese de sever malta eriğiyle. Yapraklarını döküp rahatlayan ağaçlar kadar bir de sedir olmalı yaşı bilinmeyen. Yapraksız merdivenlere savaş açmalı esmeli köpürmeli delirmeli yazar. Yazmamalı dikmeli.


Tam evin kapısına ulaşmışken anahtarı çıkarmak için yere konan Pazar çantasından bir elma muhakkak yuvarlanmalı, peşinden koşulsa da yetişilemeyeck bir hızla semtin sınırını geçmeli. Yazarın elması bile böyle olmalı. Daha bunun alı var moru var.


Yoksa yazmam ben o yazarı.

  
13.02.2014

   
Fotoğraf: şükran aydın 05.02.2014 15:50 Beylerbeyi Sarayı Beylerbeyi İstanbul Türkiye




Yorum Gönder