şükran aydın

Ne Hissettinse O'sundur 《 şükran aydın 》: Ölüleri de Sevmeyelim Öldürenleri de

Ölüleri de Sevmeyelim Öldürenleri de

#nehissettinseo  *

Ölüleri de Sevmeyelim Öldürenleri de


Darılma Ferit


Aziz Nesin'in sevdiğim tabiri ölü sevici olmamız bunlardan biri, Tarık Akan'ın hastalığı neydi bayramda kim ziyaret etti ne sever ne sevmez hangi kitabın yazarı hangi filmlere can verdi ... yaşarken ilgimiz alakamız olmazölünceherkes Tarıkçı

Bir de dikkatimi çeken en çok başrol oyuncularını seviyoruz yardımcı oyuncularda bırak üzülmeyi öldüğünü bilenimiz olmuyor çoğunlukla

Sevgimiz hep sığ sularda balık avlıyor

Yıllar önce bir kutlama nedeniyle gittiğimiz mekanda Tarık Akan belli ki kadim dostlarıyla oturuyor, sohbet ediyor ve sürekli sigara içiyordu, beyaz saçlarının kenarları sararmıştı, (sanırım akciğer kanseri olmasında büyük etken) yoğun sigara içişine üzülmüştüm ve beklentisiz bir insanın vazgeçmişliği var gibi, diye düşünmüştüm o an 

TV’lerden solunum yetmezliğinden hayata veda etti diyen çok farklı sektörlerden tanıdık insanların ölüm haberini aldık, hiçbir televizyon da sigara öldürüyor seyirciler, sevdiklerimizi alıyorey sevilenler sigara içmeyin, olabildiğince aramızda kalın demiyor

Siz kendinize deyinölünüzü sevmeyelim, güzel yaşayın güzel ölün

Allah tüm ölmüşlerimize rahmet etsingüle güle Damat Ferit

Nerede bir can ölse
Oralı olur yüreğim, olmalı zaten
Olmazsa "insan" olmaz yüreğim (Ahmet Arif)

Hüzünle

#FarkındalıkKoçu
#NeHissettinseO
#TarıkAkan
17.09.2016 21:16
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~


:( 52 yıllık arkadaşı Kozalak Zeki'ye "yakışıklı ve güzel yaşadım be Zeki" dese de hayata, ülkesine ve sinemaya doyamadan giden Tarık Akan için onu toprağa verdiğimiz günün akşamı Bakırköy İncirli'deki Seval Kebapçısı'ndan açlığımızı giderdikten sonra ideolojik duruşundan aşklarına, kavgasından sigara tutuşuna kadar her jesti her hareketi yakışıklı olan Tarık Akan için yirmi yıl sonra onun yakışıklı sigara tutuşu pozunda ağzıma sigaramı götürecektim ki, o gün tanıştığım Kemalist, akademisyen, gerçek bir yurt ve Tarık Akan sever Şebnem Hanım "sigarayı bıraktıysanız Tarık Akan için de olsa yeniden başlamayın, siz yine de Kozalak Zeki'yi dinleyin" repliği karşısında tuhaf oldum ve sigaraya yeniden başlayamadım. Belki ölünceye kadar alkol tüketirim. Tarık Akan'dan sonra ölüm üç harf, iki kelime!--
Öl'
m!*
*) Ölüm ki hep kalleş, kalleş oldukça bir harfi eksik.

Hüseyin Alemdar
20.09.2016 09:54

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~




SİZ SİGARA İÇTİKÇE, SİGARA SİZİ YİYECEK

Tarık Akan'ın sigara yüzünden ölüme sürüklenmiş olması, aklıma sigaradan ölen kimi edebiyatçılarımızı getirdi. Sigarayı çok sevenleri... Bütün fotoğraflarında sigara içiyor olanları...

Fazıl Hüsnü Dağlarca içkiciydi ama sigara içmezdi. Subaylığında kendisine bedava verilen sigaraları, arkadaşı Cahit Sıtkı'ya götürdüğünü anlatmıştı bir keresinde.

Yetmişli yılların ilk yarısında yitirdiğimiz Kemal Tahir, vaktiyle çok sigara içenlerden biriymiş. Akciğerlerinden ameliyat geçirince artık yasaklanmıştı doğal olarak. Ama üstat sigarayı çok özlermiş. Hulki Aktunç, onu tahrik etmemek için yanında sigara içilmediğini söylerdi.
Necatigil Hoca da, sigarasız fotoğraf vermeyenlerdendi! Üstadın bu tutkusu, yaşamdan erken ayrılmasına neden olacaktı.

Metin Eloğlu da sigara tutkusunun bedelini yaşamıyla ödeyen ağabeylerimizden biri oldu, ne yazık!
Salah Birsel, yaşlılık günlerine kadar içtiği sigaranın Bostancı'dan Uludağ'a kadar uzandığını hesaplayınca dehşete kapılmış ve son yıllarında bırakmıştı.

Atilla Özkırımlı da günde iki paketin altına düşmeyen sigara kurbanlarından biri oldu!
Muzaffer Buyrukçu, Birinci sigarasının tutsağıydı adeta! Akciğerlerine zarar verinceye dek sürdürdü bu kör tutkuyu. Yeleğinin cebinden paketini çıkarıp bir sigara yakışı şimdi gibi gözlerimin önünde.
Şükran Kurdadul yasemin ağızlıkla içerdi Bafra sigarasını ki, ağaç zehrini emsin... Tabii kâr etmedi! Hekimler yasaklayınca, nice özlemini duysa da, içemedi. Kadıköy vapurunun güvertesinde, yanında sigara içen arkadaşına şöyle diyecekti bir gün: "Dumanını bana doğru üflesene! Kokusunu özlemişim..."

Karikatürist Ferruh Doğan'ın erken vedasının altında da sigara alışkanlığı yatıyordu diye anımsıyorum.
Cemal Süreya, sigarasını vaktinde söndürmesini bilenlerdendi. Günlüğünün bir yerinde şöyle yazar: "Sigaraya geç başladım. İçkiden de sonra. İlk sigarayı otuz iki yaşımda içtim... Ama başladıktan bir ay sonra günde iki pakete yükselttim. Birkaç kez de bıraktım. İlki, üç yıl sürdü. Öbürleri üç günle iki ay arasında başarısız deneyler. O üç yıllık deney benim için çok önemli. Bir iki aylığına sigarayı her zaman bırakabilirim. İşi yıllara vurmaya gelince orada başka bir durum ortaya çıkıyor. Sigara bir değer olarak kalıyor sizde. Aradan on yıl da geçse hiç içmemiş duruma gelemiyorsunuz. Başlangıçtaki o zararlı fazlalık, bu kez de sayrılı bir eksiklik duygusuna dönüşüyor. Bırakma mücadelesinin tersi bir mücadele bu. Üstelik yeniden başlamada bir sağlık söz konusu değildir. Hiç değilse o kadar ağır basmaz. Boğazınızda kurumasını özlediğiniz bir ıslaklık vardır.
"Çok sigara içen kişinin tek işi vardır: Sigara içmek!"
Cemal Süreya'nın sigara türlerini nitelemesi de tam ona özgü bir hoşlukta:
 
"Yolculuk sigarası, Yeni Harman. Zehrini güzelce ve harbi öngören Bafra. Siyasal içerikli Birinci. Henüz on yedisinde Bahar. Döklüm döşek Yenice. Güllüm kuşak Gelincik. Kozmopolit ve kentsoylu Hisar. Ürkünç Kulüp. Serin Çamlıca. Gömleğinin manşeti bir karış Sipahi. Dut ağacı Maltepe. Hayın Samsun." (Samsun'da bir gönderme olduğu kesin!)
 
Üstat adeta sigara üzerine küçük bir deneme yazmış o gün. Yazı uzayıp gidiyor. Ama bunca sözü boşuna söylemiyor elbet: Sonunda, "Pislik bu!" diyerek, sigarayı bırakmak gerektiğine kendini inandırıyor...

Onun sigarayı bıraktığı günlerde ben içiyordum. Akıl vermeleri sevmeyen Cemal Süreya'nın, sadece "azalt" diyen sesi hâlâ kulaklarımda...
 
Ustanın bu önerisine bir kez uymadım: Onun cenaze günü!
 
Bu kez de Tarık Dursun K. müdahale etti: "Necati çok içmiyor musun?"
Gözlerim nemli, yanıtlamıştım: "Ama bugün Cemal abi öldü!"
Daha bir şey dememişti Tarık Dursun K.
Sonra da Nermin Kakınç yaşamdan kopacak, Tarık abi, bıraktığı sigaraya yeniden başlayacaktı! Ölünceye kadar...
21.09.2016 12:28

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~


Aşağıdaki yazı **, merak edenlere (özellikle doğum haritasını incelemek isteyen astrologlara) katkı sağlayacak;
Tarık Akan **
Doğum Tarık Tahsin Üregül
13 Aralık 1949
İstanbul, Türkiye
Ölüm 16 Eylül 2016 (66 yaşında)
İstanbul, Türkiye
Ölüm sebebi Akciğer Kanseri
İkâmet Bakırköy
Milliyet Türk
Diğer adı Tarık Tahsin Üregül
Tarık Akan
Vatandaşlık Türkiye
Etkin yıllar 1970-2016
Meslek Aktör, film yapımcısı, makine mühendisi
Boy 1,92 m (6 ft 31⁄2 in)
Din Yok (ateist)[1][daha iyi kaynak gerekli][kaynak güvenilir mi?]
Tanınma nedeni Canım Kardeşim
Hababam Sınıfı
Ah Nerede
Sürü
Yol
Karartma Geceleri
Evlilik(ler) Yasemin Erkut (1986-1989)
Çocuk(lar) 3
Ödülleri Altın Portakal Film Festivali
Altın Kelebek Ödülleri
Berlin Uluslararası Film Festivali
Adana Altın Koza Film Festivali
Sinema Yazarları Derneği Ödülleri
Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği Ödülleri

Tarık Akan (doğum adı: Tarık Tahsin Üregül, 13 Aralık 1949, İstanbul, Türkiye - 16 Eylül 2016, İstanbul, Türkiye), Türk sinema ve dizi oyuncusu.
1970 yılında Ses dergisinin oyunculuk yarışmasına katılarak birinci olmuştur. 1971 yılında ilk sinema filmi Emine ile oyunculuk kariyeri başlamıştır. Bir anda Yeşilçam'ın en yakışıklı oyuncularından birisi haline gelmiştir. Daha sonra 1972 yılında oynadığı film Suçlu ile 1973 yılında Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alır. 1973 yılında Yeşilçam'ın en iyi duygusal filmlerinden birisi olarak bilinen Canım Kardeşim (1973) adlı filmde Halit Akçatepe ile başrol oynar. 1974 yılında Ertem Eğilmez'in yönettiği Rıfat Ilgaz'ın aynı adlı eserinden uyarlanan Hababam Sınıfı (1975) adlı filmde Damat Ferit adlı karakteri canlandırır, film 1975 yılında vizyona girer ve Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi filmlerinden birisi olur ve bir klasik haline gelir. Ardından Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1976) adlı, serinin ikinci filminde rol alır. Film Akan'ın oynadığı son Hababam Sınıfı filmi olmuştur ve serinin gelmiş geçmiş en çok hasılat yapan filmi olur. Gülşen Bubikoğlu ile oynadığı her filmde büyük başarı elde eden Akan'ın, 1975 yılında Bubikoğlu ile birlikte oynadıkları Ah Nerede adlı romantik-komedi filmi ile büyük başarı elde eder.
1970'li yıllarda oynadığı filmlerle adından sıkça söz ettirmiştir. Boyu, giyinişi ve saç stili ile 70'li yıllara damgasını vurarak Yeşilçam'ın büyük jönleri arasına adını yazdırmıştır. Yeşilçam'ın "cici çocuğu" olarak bilinen Akan, 1977 yılında Zeki Ökten'in yönetmenliğini üstlendiği başrollerini Melike Demirağ ve Tuncel Kurtiz ile paylaştığı Sürü adlı filmde oynamıştır. 70'li yıllardaki tarzından uzak ve artık genelde bıyıklı olarak film çekmiştir. Sürü adlı film ile çok büyük başarı sağlamıştır. Ardından 1978 yılında Cüneyt Arkın ile beraber başrol oynadığı Maden adlı film ile artık her türlü filmde oynayabileceğini kanıtlamıştır. 1982 yılında Şerif Gören ve Yılmaz Güney'in yönettiği efsane olan Yol filmi ile çok büyük başarı elde etmiş ve dünyaya adını duyurmuştur. Film 1982 yılında Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü alan tek film olmuştur ve Akan, En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde aday olmuştur. 1990 yılında başrolünü oynadığı Karartma Geceleri adlı film Yeşilçam'ın klasikleri arasında yer almıştır. Tarık Akan, Altın Portakal Film Festivali adlı ödül yarışmasında yedi ödül alan tek erkek oyuncudur.
İçindekiler [gizle] 
1 Hayatı
2 Kariyeri
2.1 1970-1976: İlk yıllar, Büyük başarı ve Şöhret
2.2 1977-1989: Tarz değişimi ve Ödüller
2.3 1990-günümüz: TV dizileri ve TV filmleri
3 Özel Hayatı
4 Siyasi görüşü ve 1980 darbesi
5 Kitap
6 Filmografi
6.1 Televizyon
7 Ödülleri
8 Kaynaklar
9 Dış bağlantılar

Hayatı

Asıl adı, Tarık Tahsin Eregül olan oyuncu 13 Aralık 1949 yılında İstanbul'da bir abla ve bir ağabeyden sonra üçüncü çocuk olarak doğdu. Akan, bir dönem subay olan babası Yaşar Eregül'ün görevi nedeniyle Erzurum, Dumlupınar'da yaşamıştır. Babasının başka bir tayini üzere Kayseri'ye taşındılar ve ilkokulunuda burada tamamladı. Babasının emekliliği üzerine İstanbul'a tekrar taşındılar ve Bakırköy'e yerleştiler. Bakırköy'e taşındıktan sonra ortaokul ve liseyi burada tamamlamıştır. Lise'yi bitirdikten sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi'ne girdi ve burada makine mühendisliği bölümünü okudu. Sinemaya geçmeden önce Bakırköy'deki plajlarda can kurtaranlık yapmaya başladı. Aynı zamanda sokaklarda işportacılık da yapmaya başladı. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde, Makina Mühendisliği okuduktan sonra Gazetecilik Yüksek Okulu'na girdi ve bu okuldan mezun oldu. 1969 yılından sonra, 1970 yılında Ses adlı derginin düzenlediği Sinema Artist Yarışması adlı yarışmaya katılarak birinci oldu. Yarışmada birinci olduktan sonra 1971 yılında ilk kez Filiz Akın ve Ekrem Bora'nın başrol oynadığı sinema filmi Emine ile sinema filmi ile oyunculuk kariyerine başlamış oldu. 1979 yılında askerlik görevini yedek subay olarak Denizli'de yaptı. Sinemacılığın kötü gittiği 1978-1981 yılları arasında ticari taksi alarak kiralama sistemi ile ticaret hayatına devam etti. Tarık Akan, 1980 yılında 12 Eylül Darbesi'nde 12 yıl hapis cezası ile yargılanmış ancak 2.5 ay hücre hapsi cezası almıştır. 7 Ağustos 1986 tarihinde Yasemin Erkut ile evlenmiştir. Bu evlilikten 1986 yılında Barış Zeki Eregül dünyaya gelmiştir. Ardından 1988 yılında ikiz olan Yaşar Özgür ile Özlem dünyaya gelmişlerdir. 1991 yılında Bakırköy'de olan Taş Mektep adlı ilkokulun ortaklarından birisi olmuştur.
1995 yılında Aziz Nesin'in vefatından sonra görevini devralan oğlu Ali Nesin'den Nesin Vakfı başkanlığını devralmıştır. 2002 yılında Anne kafamda bit var isimli bir kitap çıkardı. Kitabında 12 Eylül Darbesi'nden sonra yaşadıklarını kaleme aldı. Yazları fırsat bulduğunda Bodrum, Akyarlar'da Manço kulüp yanında taştan bir Rum evini restore edip dostlarını da ağırladığı yazlık evinde kalmayı tercih etmiştir. 16 Eylül Cuma sabahı hayatını kaybetmiştir.
Kariyeri
1970-1976: İlk yıllar, Büyük başarı ve Şöhret
1970 yılında oyunculuk kariyerine ilk olarak Ses adlı derginin Sinema Artist Yarışması adlı yarışmasına girerek birinci olmuştur. Daha oyunculuk kariyerine başlamıştır. Tarık Akan, ilk olarak 1971 yılında Orhan Aksoy'un yönettiği Filiz Akın ve Ekrem Bora'nın başrollerde oynadığı Emine adlı filmde Metin karakterini canlandırarak Yeşilçam'a adımını atmıştır. İlk filmi duygusal bir film olduğu için sakin bir karakteri canlandırmıştır. Aynı yıl vizyona giren ikinci filmi, Beyoğlu Güzeli adlı filmde Hülya Koçyiğit ile başrolde oynamıştır. Aynı zamanda Ertem Eğilmez ile ilk kez çalışırken 1970'li yıllarda kendisiyle eşleşmiş olan "Ferit" adlı karakteri ile oynadığı ilk filmdir. 1971 yılında Vefasız, Melek mi, Şeytan mı? ve Solan Bir Yaprak Gibi adlı filmlerde de yer almıştır. 1972 yılında ise ilk olarak Sisli Hatıralar adlı filmde Türkân Şoray ile başrol oynamıştır. Ardından Azat Kuşu ve Kaderimin Oyunu adlı filmlerde oynamıştır. Aynı yıl ilk romantik-komedi filmi olan Mehmet Dinler'in yönettiği Suçlu adlı filmde Fatma Belgen ile başrol oynamıştır. İlk büyük başarısı bu filmle olmuştur. Filmde oynayan Akan, 1973 yılında Altın Portakal Film Festivali'nde En iyi Erkek Oyuncu ödülünü almıştır. Ardından Yeşilçam'ın büyük talep gören oyuncuları arasına girmiştir. Yakışıklılığı, uzun boyu, giyim tarzı ve saç stiliyle aranan oyuncu haline gelmiş ve kısa zamanda büyük bir ilerleme kat etmiştir. Bu başarısının ardından Para, Aşkların En Güzeli ve Üç Sevgili adlı filmlerde oymamıştır.
1972 yılında Hülya Koçyiğit, Adile Naşit, Münir Özkul ve Hulusi Kentmen gibi büyük oyuncuların yer aldığı Sev Kardeşim adlı filmde oynamıştır. Aynı Kemal Sunal ile oynadığı ve Sunal'ın ilk filmi olan Tatlı Dillim adlı filmde Filiz Akın ile başrol oynamıştır. Filmde Halit Akçatepe, Metin Akpınar, Zeki Alasya ve Münir Özkul gibi oyuncular da yer alıyordu. 1972 yılında oynadığı son film olan Feryat adlı film ise Emel Sayın ile ilk defa başrol oynadığı film olmuştur. 1973 yılına gelindiğinde ilk olarak Yeryüzünde Bir Melek adlı filmde oynamıştır. Ardından Necla Nazır ile birlikte başrol oynadığı Umut Dünyası adlı filmde yer almıştır. Daha sonra Emel Sayın ile birlikte Yalancı Yarim adlı filmde başrol oynadı. 1973 yılında Halit Akçatepe ve dönemin çocuk oyuncusu olan Kahraman Kıral ile birlikte oynadığı Canım Kardeşim adlı filmde başrol oynamıştır. Film Yeşilçam'ın klasikleri arasına girmiştir ve en iyi dram filmlerinden birisi olmuştur. 1973 yılında son olarak Bebek Yüzlü adlı filmde oynamıştır.
1974 yılında vizyona giren ve Oh Olsun filminde Hale Soygazi ile birlikte başrol oynamıştır. Ardından Ömer Lütfi Akad'ın yönettiği Esir Hayat filminde Perihan Savaş ile başrol oynamıştır. Memleketim, Kanlı Deniz gibi filmlerde oynadıktan sonra, Mahçup Delikanlı ve Boşver Arkadaş adlı filmlerde boy gösterdi. 1975 yılında Yeşilçam'ın en iyi filmlerinden birisi olarak gösterilen ve en büyük oyuncu kadrosunun yer aldığı filmlerden birisi olarak kabul edilen Mavi Boncuk adlı filmin kadrosunda yer almıştır. Filmdeki Emel Sayın'ı kaçırma sahnesi ise Yeşilçam'ın akılda kalan büyük sahnelerinden birisi olmuştur. Ardından Yeşilçam'ın gelmiş geçmiş en büyük komedi filmlerinden birisi olarak kabul edilen Hababam Sınıfı adlı filmde "Damat Ferit" adlı karakteri canlandırmıştır. Film 1975 yılında gişe'de hasılat rekorunu kırmıştır. Film İmdb adlı internet sitesinde 9.5/10 alarak tarihin en yüksek puanlarından birini alarak büyük başarılara imza atmıştır. Filmdeki her karakter ve her sahne hafızalara kazınmıştır. Filmden Kel Mahmut, Hafize Ana, Güdük Necmi, Damat Ferit, Tulum Hayri, Hayta İsmail, Domdom Alil, Deli Bedri, Badi Ekrem ve Kemal Sunal ile eşleşmiş olan Türk sinemasının en çok tanınan karakteri İnek Şaban gibi karakterler çıkmıştır. Hababam Sınıfı'nınardından, Ateş Böceği adlı romantik-komedi filminde Necla Nazır ile başrol oynadı film vizyona girdiğinde büyük başarı gösterdi. Ardından, Çapkın Hırsız ve Gece Kuşu Zehra gibi filmlerde başrol oynadı. Bu filmlerin ardından 1975 yılında ard arda üç romantik-komedi filminde oynamıştır. Delisin ve Evcilik Oyunu filmlerindeki büyük başarısından sonra Yeşilçam'ın bilinen en iyi romantik-komedi filmlerinden birisi olarak kabul edilen Ah Nerede adlı filmde 70'li yıllarda oynadıkları filmlerle unutulmaz ikili olmuş, Gülşen Bubikoğlu ile başrol oynamıştır. Film vizyona girdiği dönemde büyük bir hasılat elde etmiştir. 1976 yılında Yeşilçam sinemasının en kalabalık kadrolarından birisi olarak kabul edilen Bizim Aile adlı filmde rol almıştır. Film klasikler arasına adını yazdırmıştır ve en iyi Türk filmlerinden birisi olarak tarihe geçmiştir. Aynı yıl Gizli Kuvvet ve Cani adlı filmlerde oynamıştır. 70'li yıllarda Gülşen Bubikoğlu ile oynadığı romantik-komedi filmleri ile büyük sükse yapmıştır ve Bubikoğlu ile Kader Bağlayınca adlı filmde oynamıştır. 1976 yılında son olarak Öyle Olsun ve Aşk Dediğin Laf Değildir adlı filmlerde rol aldı.
1977-1989: Tarz değişimi ve Ödüller

1976 yılından sonra ciddi bir karar alarak değişme kararı almıştır. Oynadığı romantik-komedi filmleri ile büyük ün kazanmıştır. Romantik-komedi filmlerinin çizgisinden çıkıp daha ciddi filmlerde oynama kararı aldığında henüz 28 yaşındadır. 1977 yılından sonra bıyık bırakarak daha ağır rollerde oynamıştır. 1977 yılında az da olsa yine romantik-komedi ve komedi filmlerinde oynamıştır. Bunlardan ilki 1970'li yıllarda Gülşen Bubikoğlu ile birlikte oynadığı son romantik-komedi filmi Bizim Kız adlı film olmuştur. Aynı yıl Öztürk Serengil ve Robert Widmark ile bir komedi filminde rol almıştır. 1970'li yıllarda oynadığı son komedi filmi ve oynadığı son bıyıksız film Sevgili Dayım adlı film olmuştur. Bıyıklı olarak oynadığı ilk film Baraj adlı dram, gerilim filmi olmuştur. Ardından Nehir adlı filmde rol almıştır. 1978 yılında Şeref Sözü adlı Perihan Savaş ile oynadığı dram filmi vizyona girmiştir. Daha sonra Maden adlı filmde Cüneyt Arkın ile başrol oynamıştır. Film çok büyük başarı elde etmiştir. Yeşilçam tarihinin en iyi filmlerinden birisi olarak kabul edilmiştir. Bu büyük başarının ardından, Seninle Son Defa adlı filmde oynamıştır. Filmin bir bölümü Kıbrıs'ta çekilmiştir. Ardından Erden Kıral'ın ilk uzun metrajlı filmi olan Kanal adlı filmde oynamıştır. Filmin müzikleri, 1979 yılında Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Müzik Ödülü'nü almıştır. Bu filmden sonra, 1978 yılında çekimlerine başalanan ve 1979 yılında vizyona giren Zeki Ökten'in en iyi filmlerinden birisi olarak bilinen Sürü adlı filmde Melike Demirağ ve Tuncel Kurtiz ile birlikte başrolleri paylaştı. Film büyük yankı uyandırdı ve Yeşilçam'ın en iyi filmleri arasına girmeyi başardı. Film, 12 Ekim 2011 tarihinde düzenlenen Altın Portakal Film Festivali'nde Geç Gelen Altın Portakallar gecesinde En İyi Film, ödülünü almıştır. Ödülün filmden 31 yıl sonra alınmasının nedeni ise, 12 Eylül Darbesi'nden dolayı 1980 yılında ödül gecesinin düzenlenememesidir. 1978 yılında son olarak Lekeli Melek adlı filmde rol almıştır. 1979 yılına gelindiğinde, ilk olarak Atıf Yılmaz'ın yönettiği Adak adlı filmde Necla Nazır ile başrol oynamıştır. Ardından, Demiryol adlı filmde usta oyuncu Fikret Hakan ile birlikte başrol oynamıştır. Film, Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Film", "En İyi Yonetmen" (Yavuz Özkan), "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" (Sevda Tolga) ve "En İyi Erkek Oyuncu" (Fikret Hakan) dalında dört ödül alarak büyük başarı göstermiştir. 1980 yılında 12 Eylül Darbesi'nden dolayı Yeşilçam'da az çok az film çekilmekteydi. Tarık Akan, bu nedenle bu yıl içerisinde hiçbir filmde rol almamıştır. 1981 yılında ilk olarak Müjde Ar ile başrol oynadığı Deli Kan adlı filmde oynadı. Filmin yönetmeni Atıf Yılmaz, filmi Zeyyat Selimoğlu'nun 1976 yılında yayınlanan Deprem adlı hikâye kitabından uyarlamıştır. Ardından, Herhangi Bir Kadın adlı filmde yer aldı. Bu filmden sonra Yılmaz Güney ve Şerif Gören'in birlikte yönetmenliğini üstlendiği Yeşilçam'ın gelmiş geçmiş en iyi filmlerinden biris olan Yol adlı filmde Şerif Sezer ile birlikte başrol oynamıştır. Film, senaryo aşamasındayken adı Bayram olacaktı, fakat sonradan değiştirildi. 1982 yılında dünyanın en prestijli ödül törenlerinden birisi olarak gösterilen Cannes Film Festivali'nde en büyük ödül olan Altın Palmiye'yi alarak Türkiye'ye bir ilki yaşatmıştır. Film dünya çapında gösterime girmiştir. Tarık Akan, Cannes'a "En İyi Erkek Oyunu" dalında aday gösterilmiştir. Filmi, 1983 yılından sonra izlemek yasaklanmıştır. Fakat, 1999 yılında İmaj stüdyoları tarafından tekrar restore edilerek aynı yılın Şubat ayında gösterime girmiştir.
1982 yılında Nazmi Özer'in Arkadaşım adlı filminde oynadı. Daha sonra, Fatma Girik ile birlikte başrollerini paylaştığı Kaçak adlı filmde oynadı. Filmin ilk versiyonunu 1962 yılında Ömer Lütfi Akad, Üç Tekerlekli Bisikler adıyla çekmiştir. 1983 yılında ilk olarak Derman adlı filmde Hülya Koçyiğit ile birlikte başrol oynadı. Ardından, Çocuklar Çiçektir ve Gecenin Sonu gibi filmlerde rol aldıktan sonra, son olarak Beyaz Ölüm adlı polisiye-suç filminde Ahu Tuğba ile başrol oynadı. 1984 yılında ilk olarak Zeki Ökten'in yönettiği Pehlivan adlı filmde oynadı. Akan, bu filmdeki performansı ile 21. Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazandı. Sonra, oyuncu kadrosunda Ahu Tuğba, Nuri Alço, Diler Saraç ve Şemsi İnkaya gibi isimlerin bulundığu Yosma adlı filmde oynadı. Ardından, Damga ve Kayıp Kızlar adlı filmlerde oynadı. 1984 senesinde oynadığı son film 1970'li yıllarda oynadığı her filmle olay olduğu partneri Gülşen Bubikoğlu ile 1980'li yıllarda oynadığı ilk film Alev Alev ile birlikte tekrar kamera karşısına geçti. Filmin bir diğer başrol oyuncusu ise usta aktör Cüneyt Arkın olmuştur. 1985 yılında Muammer Özer'in yönettiği Bir Avuç Cennet adlı filmde Hale Soygazi ile birlikte başrol oynamıştır. Türkiye-İsveç ortak yapımı olan film yurt içi ve yurt dışında toplam beş ödül kazanmıştır. Bunlardan birisi "İsveç Göçmen Filmleri Festivali", Özel Ödülü'dür. Filmin ardından, 1985 yılında oynadığı ikinci film Kan adlı filmde "Haydar Ali" rolünü canlandırmıştır. Daha sonra, Hülya Avşar'la birlikte başrol oynadığı Tele Kızlar adlı filmde "Şahin" karakterini canlandırmıştır. 1985 yılında son olarak Son Darbe ve Paramparça adlı filmlerde oynamıştır. 1986 yılında Halkalı Köfte, Adem ile Havva, Acı Dünyalar, Ses ve Kıskıvrak gibi filmlerde oynadıktan sonra, Erdal Özyağcılar ve Oya Aydoğan ile birlikte başrol oynadığı Beyoğlu'nun Arka Yakası adlı filmde oynamıştır. 1987 yılı içerisinde Yağmur Kaçakları, Skandal, Su Da Yanar gibi çeşitli filmlerde oynamıştır. Fakat aynı yıl oynadığı Çark adlı film çok büyük bir çıkış yapmıştır. İşçi sınıfının en örgütsüz ve en çok ezilen kesimlerinin yaşantısına ışık tutan özelliğiyle dönemin en dikkat çekici filmlerinden birisi olmuştur. 1987 yılında son olarak Kızımın Kanı adlı filmde oynamıştır. 1988 yılında sadece üç filmde rol almıştır. Bunlar El Kapıları, Dönüş ve Üçüncü Göz adlı filmlerdir. 1989 yılında İkili Oyunlar, İsa, Musa, Meryem, Leyla ile Mecnun ve Kimlik adlı filmlerde oynamıştır, bunlardan en çok ses getireni baş rollerini Meral Konrat ile birlikte oynadığı "İsa, Musa, Meryem" filmi olmuştur.
1990-günümüz: TV dizileri ve TV filmleri
1990'lı yıllarda daha az sinema filmlerinde yer aldı. 1990 yılında Bir Küçük Bulut, Devlerin Ölümü ve Berdei gibi filmlerde oynadıktan sonra aynı yıl oynadığı son film Karartma Geceli adlı filmde Nurseli İdiz ile birlikte başrol oynadı. Film yılın ve Yeşilçam'ın en iyi filmlerinden birisi olmayı başardı. Rıfat Ilgaz'ın aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan film 1991 senesinde senesinde yut içinde ve yurt dışında birçok ödül aldı. 1991 yılında Bir Kadın Düşmanı ve Uzun İnce Bir Yol adlı filmlerde oynadıktan sonra, aynı yıl oynadığı Siyabend ile Heco adlı iki kürt gencin aşk yaşamını anlatan filmde birkez daha dikkat'leri üzerine çekmiştir. 1992 yılında hiçbir filmde oynamamıştır, fakat ilk kez bir televizyon dizisinde rol almıştır. Taşların Sırrı adlı dizide "Kuray" adlı karakteri canlandırmıştır. Dizi Star'da yayınlanmıştır. 1993 yılında ise hem TV dizisinde hem de sinema filminde oynamamıştır. 1994 yılına gelindiğinde Yolcu ve Çözülmeler adlı iki sinema filminde oynadı. 1995 yılında ise tek bir filmde rol aldı fakat film beş yönetmene ait beş kısa filmden oluşan bir sinema filmi olan Aşk Üzerine Söylenmemiş Her Şey adlı filmde rol almıştır. 1996 yılında hiçbir filmde rol almayan oyuncu, 1997 yılında bir yıllık bir sürenin ardından Mektup ve Antika Talanı adlı iki filmde oynamıştır. 1998 senesinde tekrar hiçbir filmde rol almamıştır. 1999 yılında ilk olarak Hayal Kurma Oyunları adlı filmde Ayşegül Aldinç ile başrol oynamıştır. Ardından aynı sene oynadığı ikinci ve son film olan Eylül Fırtınası adlı filmde Zara, Nejat İşler, Hazım Körmükçü (oyuncu, 1965), Kutay Özcan ve Deniz Türkali'nin oynadığı Atıf Yılmaz'ın yönettiği 1980 darbesini bir aile üzerindeki etkisini anlatan filmde oynadı. 2000 ve 2002 yılları arasında oyunculuğa ara veren oyuncu, 2002 yılında tekrar beyaz perdeye geri döndü. İlk olarak Gülüm adlı filmde oynadı, daha sonra Abdülhamid Düşerken adlı, kadrosunda büyük oyuncuların yer aldığı ve Yeşilçam tarihinin 1 milyon doları aşan bütçesiyle o zamana kadar çekilmiş en pahalı filminde oynadı. Ardından TRT 1'de yayınlanan oynadığı ikinci ve Türkiye'nin en iyi gençlik dizilerinden birisi olan Koçum Benim adlı dizide başrol oynadı. Dizi yayınlandığı dönem çok konuşulmuş ve reyting rekorları kırmıştır.
Koçum Benim adlı dizisi devam ederken, 2001 yılında çekilen Vizontele adıbda klasik olmuş olan filmin, 2004 yılında çekilen ikinci filmi Vizontele Tuuba adlı filmde "Güner Sernikli" adlı karakteri canlandırmıştır. Aynı yıl Koçum Benim adlı dizisi bittikten sonra Gece Yürüyüşü adlı televizyon dizisinde oynadı fakat dizi fazla sürmemiştir. 2006 yılında Ankara Cinayeti adlı filmde oynamıştır. Aynı yıl dördüncü televizyon dizisi olan Ahh İstanbul adlı dizide oynamıştır, fakat bu dizisi de fazla sürmemiştir. Oyunculuğa iki yıl ara veren Tarık Akan, 2009 yılında Şerif Sezer ile birlikte Yol filminin ardından Deli Deli Olma adlı sinema filminde oynamıştır. Film iyi bir hasılat elde etmiştir. Filmde Akan'ın gençliğini büyük oğlu, Barış Zeki Eregül oynamıştır.
Özel Hayatı
1986 yılında Yasemin Erkut ile evlenen oyuncunun aynı yıl Barış Zeki Eregül adlı oğlu dünyaya gelmiştir. İki yıl sonra, 1988 yılında Yaşar Özgür Eregül ve Özlem Eregül adındaki ikiz çocukları dünyaya gelmiştir. Oyuncu, evlendikten dört yıl sonra 1989 yılında boşanmıştır. 1990 yılında, Acun Günay ile birlikte yaşamaya başlamıştır ve birliktelikleri hala devam etmektedir. Akan'ın, ilk çocuğu olan Barış Zeki Eregül 2009 yılında Tarık Akan'ında oynadığı "Deli Deli Olma" adlı filmde babasının gençliğini oynayarak oyunculuk hayatına atılmıştır. Akciğer kanseri olan Akan, tedavisini İstanbul'da sürdürmekteyken 16 Eylül 2016 Cuma günü sabah saatlerinde hayatını kaybetmiştir [2]
Siyasi görüşü ve 1980 darbesi
Tarık Akan, solcu bir görüşe sahip. 1977 kısmen de olsa, 1978 yılından itibaren mesaj vermeye yönelik ağırlıklı filmlerde rol almaya başladı. Özellikle, Yılmaz Güney'in projeleri olan Sürü ve Yol filmleri ile her tür filmde oynayabileceğinin başarısını göstermiştir. "27 Mayıs ve 28 Şubat darbe değildir. Birincisi önümüzü açtı, yeni düşüncelerle tanışmamızı sağladı. Çünkü laik Cumhuriyet'ten uzaklaşmamızın önünü kapattı. 1971 darbe teşebbüsü ve 1980 Darbesi faşist darbelerdir. Türkiye'yi bugünkü noktaya taşıyan hareketler. 1980 son vuruştur emperyalizm için. TSK bu ülkenin her şeye rağmen en önemli kurumu." demiştir.[3] 2013 yılında yapılan Gezi Parkı protestoları destek vermiştir. Tarık Akan, 1980 darbesinin olduğu dönemlerde hapise girer. 31 Mart 1982’de beraat eder. Daha sonra 1979 yılında İzmir'de Nazım Hikmet'in doğum yıl dönümüne katılmak ve Barış Derneği’ne üye olmak suçlarından yine yargılanır. Spor salonunda yapılan o doğum yıl dönümüne binlerce insan katılmışken bir tek Tarık Akan'a dava açılmıştır. Fakat, 1987 yılında davadan beraat etmiştir.[4]
Kitap

Tarık Akan 12 Eylül Darbesi'nin hemen ardından 1981 başlarında Almanya'da yaptığı bir konuşma yüzünden yurda dönüşünde tutuklanmış ve aylar boyunca tutuklu kalmıştı. Akan, bu uzun tutukluluk ve yargılanma sürecini kitaplaştırmıştı. Dönemin önemli olaylarına da değindiği anı kitabı ilk kez 2002'de yayımlanmış ve daha sonra da onlarca yeni baskıları yapılmıştı. Kitabın bir bölümünde de Yol filminin yapım öyküsüne yer verilmiştir[5].
"Anne Kafamda Bit Var"(12 Eylül Anıları), Tarık Akan, Can Yayınları, İstanbul, 2002.

Filmografi

Ana madde: Tarık Akan filmografisi
Tarık Akan, 1971 yılında başladığı oyunculuk kariyerinin ilk filmi Emine adlı film olmuştur. En başarılı filmleri ise Canım Kardeşim (1973), Hababam Sınıfı (1975), Ah Nerede (1975), Sürü (1977), Yol (1982), Karartma Geceleri (1990) gibi filmler ile büyük başarı elde etmiştir. Sanatçı bu zamana kadar toplam 111 filmde oynamıştır ve 4 televizyon dizisinde oynamıştır.
Yıl Film Rol Notlar
1971 Solan Bir Yaprak Gibi Murat Sayman Rol aldığı ilk sinema filmi
1971 Melek mi, Şeytan mı? Sedat 
1972 Beyoğlu Güzeli Ferit Aker 
1972 Emine Metin 
1972 Vefasız Halil 
1972 Azat Kuşu Hakan 
1972 Sev Kardeşim Ferit Çalışkan 
1972 Kaderimin Oyunu Bülent Akman 
1972 Suçlu Hakan Ödül aldığı ilk film
Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu Ödülü
1972 Tatlı Dillim Ferit 
1972 Aşkların En Güzeli Ali Yanyalı 
1973 Feryat Damat Ferit 
1973 Üç Sevgili Ali 
1973 Para Murat 
1973 Canım Kardeşim Murat 
1973 Umut Dünyası Ahmet 
1973 Yalancı Yarim Ferdi 
1974 Oh Olsun Ferit Haznedar 
1974 Yeryüzünde Bir Melek Ömer Mutlu 
1974 Boşver Arkadaş Ferit 
1974 Esir Hayat Mühendis Aydın 
1974 Kanlı Deniz Ahmet 
1974 Mahçup Delikanlı Metin 
1975 Mavi Boncuk Yakışıklı Necmi 
1975 Memleketim Mehmet 
1975 Yaz Bekarı Orhan Güven 
1975 Ah Nerede Ferit 
1975 Ateş Böceği Tarık 
1975 Delisin Ferit 
1975 Gece Kuşu Zehra Ferit 
1975 Hababam Sınıfı Damat Ferit 
1976 Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı Damat Ferit 
1976 Evcilik Oyunu Adnan 
1976 Bizim Aile Ferit 
1976 Öyle Olsun Ferit 
1976 Aşk Dediğin Laf Değildir Yakup 
1976 Gizli Kuvvet Türk-İtalyan ortak yapımı film 
1976 Kader Bağlayınca Murat 
1977 Babanın Evlatları Fırıldak Ömer 
1977 Sevgili Dayım Tarık 
1977 Cani Murat 
1977 Baraj Orhan 
1977 Nehir Sinan 
1978 Şeref Sözü Sedat 
1978 Lekeli Melek Salih 
1978 Seninle Son Defa Uğur 
1978 Maden Nurettin 15. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
1978 Sürü Şivan 17. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
1979 Kanal Kaymakam 
1979 Adak Mümin 17. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
1980 Demiryol Bülent 
1982 Herhangi Bir Kadın Cemal 
1982 Deli Kan Sefer 
1982 Yol Seyit Ali Adaylık: Cannes Film Festivali, "En İyi Erkek Oyuncu"
1983 Arkadaşım Ali 
1983 Kaçak Habip 
1983 Beyaz Ölüm Yılmaz 
1983 Derman Şehmuz 
1983 Gecenin Sonu Kadir 
1983 Kuduz/Çocuklar Çiçektir Topal Yakup 
1984 Damga Cengiz 
1984 Kayıp Kızlar Komiser Yılmaz 
1984 O'na Çirkin Kral Derlerdi Kendisi Yılmaz Güney belgeselinde fotoğraflarıyla yer almakta
1984 Pehlivan Bilal 21. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
Mansiyon: Berlin Film Festivali
1984 Yosma Kerem 
1984 Alev Alev Murat 
1985 Bir Avuç Cennet Kamil 
1985 Kan Haydar Ali 
1985 Paramparça Tayfun 
1985 Tele Kızlar Şahin 
1986 Acı Dünya Yusuf 
1986 Adem ile Havva Münir Kozan 
1986 Son Darbe Nazmi 
1986 Kıskıvrak Yılmaz 
1986 Halkalı Köle Sefer 
1986 Ses Adem 
1987 Kızımın Kanı Cemil 
1987 Beyoğlu'nun Arka Yakası Haydar Rıza 
1987 Skandal Çetin 
1987 Su Da Yanar Damat Ferit/Fero 1987 yılında Tokyo'ya gönderilmesinden 1 yıl sonra festival tarafından negatifin kaybolduğu bildirildi.
O günden beri bulunamamıştır. Filmin sadece negatifleri yok olmuş fakat daha sonra filmin Betacam video kopyasından 35mm negatif master çıkarılmıştır.[6]
1987 Yağmur Kaçakları 
1987 Çark Rauf İlk senaryo yazdığı film
1988 Dönüş Arif 
1988 El Kapıları Zeynel 
1988 Kimlik Sadettin 
1988 Üçüncü Göz Tunç Yapımcılığını üstlendiği ilk film
26. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
1989 İkili Oyunlar Tarık Dede 
1989 İsa, Musa, Meryem Musa 
1989 Leyla İle Mecnun Mecnun 
1990 Bir Küçük Bulut Saycan 
1990 Karartma Geceleri Mustafa Ünal 27. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
6. Altın Koza Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
1990 Berdel Ömer 
1990 Devlerin Ölümü Yönetmen, Hoca, Dava Vekili ve Ağa 
1991 Bir Kadın Düşmanı Ziya 
1991 Siyabend ile Heco Siyabend 
1991 Uzun ince Bir Yol Müşfik 
1994 Yolcu Makasçı 
1994 Çözülmeler Uğur 
1995 Adana - Paris Kendisi Yılmaz Güney belgeseli
1996 Aşk Üzerine Söylenmemiş Her Şey 
1997 Antika Talanı Anlatıcı 
1997 Mektup Ragıp 
1999 Hayal Kurma Oyunları Baba 
2000 Eylül Fırtınası Hüseyin Efe 
2003 Gülüm Ali 40. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
2003 Abdülhamid Düşerken Mahmut Şevket Paşa 
2004 Vizontele Tuuba Güner Sernikli 
2009 Deli Deli Olma Mişka Dede 
2009 "Karşıyaka Memleket" Nazım Hikmet Ran 


Televizyon


Yıl Şov Rol Notlar
1992 Taşların Sırrı Kuray Oynadığı ilk TV dizisi
2002-2004 Koçum Benim Koç Can 
2004 Gece Yürüyüşü Chuck 
2006 Ahh İstanbul Marmara Eşref 
2013 "Geç Gelen Ödüller" Kendisi 


Ödülleri


Yıl Ödül Kategori Film Sonuç
1973 1973 Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Suçlu Kazandı
1978 1978 Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Maden Kazandı
1980 1980 Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Adak ve Sürü Kazandı
1982 Cannes Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Yol Aday
1984 1984 Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Pehlivan Kazandı
1985 Berlin Uluslararası Film Festivali Gümüş Ayı Pehlivan Mansiyon
1989 1989 Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Üçüncü Göz Kazandı
1990 1990 Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Karartma Geceleri Kazandı
1992 1992 Adana Altın Koza Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Karartma Geceleri Kazandı
1996 1996 Antalya Altın Portakal Film Festivali Yaşam Boyu Onur Ödülü
2003 2003 Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Gülüm Kazandı
2006 Sinema Yazarları Derneği Ödülleri Onur Ödülü
2007 Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği Ödülleri Sinema Emek Ödülü
Yorum Gönder